E-Bülten

Hava Durumu

Faydalı Linkler

Müzik Yayını

9723 Ziyaretçi

BİR BARDAK SU ALIR MIYDINIZ?

Bir bardak su alır mıydınız?

Su; tüm canlıların vazgeçilmezi, olmazsa olmazıdır. Beslenmeden günlerce yaşayabilen canlılar, su olmadan ancak 3 gün dayanabilirler. Yaşam kaynağımız su hakkında farklı farklı araştırmalar yapılır dünyanın muhtelif yerlerinde. Biz şifacı olduğumuz için şifa verdiğimiz insanlara hep su içmelerini önerirdik. Bir kocaman bardak suyu ellerine almalarını ve bu suyu programlamalarını, olumlamalar yapmalarını ve yudum yudum içmelerini söylerdik. Bunu söylerken de bildiğimiz birşeyden yola çıkarak değil tamamen sezgilerimize göre hareket ederdik.
Beş sene kadar önce belgesel lezzette bir film geçti elimize. Türkçeye "Ne Biliyoruz ki" ismiyle çevrilmişti. Ve bu filmde bir japon araştırmacı doktorun su ile ilgili yaptığı deneylerden söz ediliyordu. Doktor Emoto suyun şuurlu bir yapısı olduğunu ispat eden çalışmalar yapmış ve bu çalışmalarını fotoğraflarla dünyaya sunmuştu. Pet şişelere doldurduğu sulara farklı duygularla etiketler takıyor, belli bir ısıda dondurduktan sonra fotoğraflarını çekiyordu. Örneğin şişeye "şükür" , "sevgi", "aşk"ya da "aptal", "salak", "tembel" yazıp sonrada fotoğraflıyordu. İyi şeyler yazdığı şişelerdeki sular inanılmaz güzel kristaller oluştururken kötü sözcükler yazılı şişelerde amorf şekiller, bozuk kristaller oluşuyordu. Çalışmalarını ilerletip klasik müzik dinletiyor, dua ediyor ve muhteşem kristalleri fotoğraflıyordu. Kalabalık, kaotik ortamlardaki akarsu, göl gibi yerlerden aldığı numunelerde kristaller yokken, aynı suya iyi sözcükler söyledikten sonra kristaller oluşuyordu. Ayrıca siz bir bardak suyu içip "oh,çok şükür" dediğiniz anda tüm dünyadaki sular arasındaki kozmik şuur diğer suları da olumlu etkiliyordu. Ve bizim vücudumuzun büyük oranı da su.....
Dünyamızın ve bedenimizin büyük kısmını sular oluşturuyor ve biz stress altında,üzüntülü, kızgın, öfkeli olduğumuzda yani negatif duygularla dolduğumuzda vücudumuzun kristallerinin ne hale geldiğini tahmin edebiliyorum. Ve bu durum bir süre sonra fiziksel olarak hastalanmamıza yol açıyor. Sonra da kimyasallarla, ilaçlarla iyileşmeye çalışıyoruz. Oysa öyle dengeli ve kendine yeten bir sistem kurmuş ki YARADAN....
Dünyadaki tsunamilerin bile negatif düşüncelerin patlaması olduğunu düşünüyorum artık.
Alalım ellerimize kocaman bardak sularımızı ve teşekkür edelim, şükredelim,sevgimizi söyleyelim. Tüm dünyanın suları,denizleri,gölleri duysun, bedenimizdeki her hücre işitsin ve herşey yaratılan ahengine dönsün.
Deniz yıldızı öyküsünde olduğu gibi bizim için FARK ETSİN...BİR FARK YARATALIM.