KAZANANLAR VE KAYBEDENLER
05.11.2009 22:03 kültürsanat
KIZILDERİLİ ŞEFİN BİLDİRGESİ
05.11.2009 21:45 kültürsanat
LOKMAN HEKİM'İN TAVSİYELERİ
05.11.2009 21:06 kültürsanat
Su ve Sağlık
Suyunuzun tadı nasıl olmalı?
Suyun tadı estetik parametrelerden birisi olarak kabul edilmekle birlikte içeceğimiz
suyu seçmekteki en önemli kriterlerden birisidir. Genelde bir çok insan lokanta
seçim kriteri olarak kullansa da tat duyumuzun vücudumuza ağız yoluyla girecek
zararlı maddeleri engelleme adına çok önemli bir görevi vardır. Adeta güvenlik
görevlisi olarak algılanabilecek bu duyumuzu içme suyumuzun güvenliğini ve
kalitesini devam ettirme konusunda kullanabiliriz, kullanmalıyız.
H2O; mineral, organik veya inorganik madde, mikroorganizma içermeyen bir sıvıdır,
çözücüdür, akışkandır ama canlılar için bir içecek demek oldukça zordur (işte bu
nedenle ters ozmoz (reverse osmosis) tekniği ile çalışan su arıtma cihazlarından
uzak durunuz). Oysa su tamamen dinamik, değişken ve canlı bir yaşam ortamıdır
ve her canlı için vazgeçilmez ve eşsiz bir içecektir. Sayısız mineral, organik/inorganik
madde için taşıyıcı ortam olan ve binlerce mini canlı için yaşam ortamı olarak iş gören
suyun içerisinde tat verici maddelerin de olması kaçınılmazdır; bu nedenle suyun tadı
üzerine konuşurken amacımız suda, insan sağlığı açısından uygun olmayacak şartlardan
kaynaklanan tat değişikliğini tespit edebilmektir.
Suyun içerisinde tat değişikliği yapabilecek maddelerden birisi sudaki yosun ve benzeri
canlılardır. Bunlar su içerisinde bulunan oksijeni tükettikleri gibi parçalanmaları sonucu
ortama salınan artık maddeler nedeniyle de tat değişikliğine neden olabilirler. Yine
fazla sayıdaki mikroorganizma, mineral içeriğin fazla veya az olması, algler suyun tadının
farklı algılanmasına neden olabilir. Farklı algılanması diyoruz çünkü hissettiğimiz her
zaman için suyun kendi tadından değil dil üzerinde bıraktığı etkiden de kaynaklanıyor
olabilir. Örneğin sertliği çok düşük sular dilde hafif bir erozyona neden olacağından su
sanki aromatik bir tada sahipmiş diye düşünülebilir. Yine suyun içerisindeki serbest
klor miktarı 1ppm (mg/L) düzeyini geçtiğinde toplumda her 10.000 kişiden 6’sı suyun
tadında bir değişiklik fark edebilir.
Ancak herkesin tatla ilgili yorumu dikkate alınmamalıdır; örneğin sigara içenlerde tat
duyusunda önemli değişiklikler meydana gelir, yine kronik sinüzit sorunu olanlarda ve
o an için üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de tat duyusunda değişiklikler
gözlenir. Bu değişiklikler genelde tat duyusunun koku duyusu ile yakından ilişkili
olmasından kaynaklanır. Bunların dışında diyet alışkanlığı olarak sürekli aşırı sıcak,
salamura veya acı ağırlıklı beslenen kişilerde de tat duyusunun değişiklik gösterebileceği
unutulmamalıdır.
Suyun sıcaklığı da suyun tadı üzerinde çok etkilidir. 12 derece civarındaki suların
tadının hoş olarak algılanması 20 derece ve üzerindeki suların ise tatsız hissedilmesi,
sıcaklık arttıkça suyun içerisindeki gazların buharlaşıp sudan uzaklaşmasından kaynaklanır.
Bunun en tipik örneği kaynatılmış sularda görülür. Kaynatılmış sularda su içindeki gazlar
ileri derecede azaldığından tatsız olarak algılanır: kaynatılmış suyun tadının iyileştirilmesi
için suyun 5-6 kez kaptan kaba aktarılması yani havalandırılması gerekir.
Suda bulunabilecek belirli mikroorganizmalar, depolardaki mikrofilm tabakaları,
belirli mineraller de suda tat değişikliğine neden olabilir, ancak bunları doğrudan
ilgili etkenin anlatılacağı yazılarda ele almak yerinde olur.
Suyun tadına nasıl bakmalıyız?
Bir yudum su ağza alınır, ağız hafifçe çalkalanarak su dışarı çıkarılır ve ağızda kalan
tat hissedilmeye çalışılır. Tadı merak edilen su kesinlikle yutulmaz veya gargara
yapılmaz. Tabii ki tadına bakacağımız su arazideki veya yol kenarındaki su değildir,
bu tür suların fiziksel özelliklerini nasıl inceleyeceğimiz konusuna daha sonra
değineceğiz.
Suyun Tadı
Tüm bu anlatılanlardan sonra suyun tadı nasıl olmalıdır sorusuna gelecek olursak:
Su herhangi bir tada sahip olmamalıdır, ağızdaki her tür tadı yok etmeli ve ağızda
tat bırakmamalıdır, dilde veya ağızda kayganlık hissine ve pütürlenme hissine neden
olmamalıdır. Yani tat açısından su: kendisi temiz olmalı ve ortamdaki anormal tatları
temizleyici olmalıdır. Suyun ağızda bırakacağı ilave her tat suda anormal düzeyde
olabilecek bir maddenin varlığına işaret edebilir.