E-Bülten

Hava Durumu

Faydalı Linkler

Müzik Yayını

9723 Ziyaretçi

SU VE SAĞLIK

Su ve Sağlık

Suyunuzun tadı nasıl olmalı?

Suyun tadı estetik parametrelerden birisi olarak kabul edilmekle birlikte içeceğimiz 
suyu seçmekteki en önemli kriterlerden birisidir. Genelde bir çok insan lokanta 
seçim kriteri olarak kullansa da tat duyumuzun vücudumuza ağız yoluyla girecek 
zararlı maddeleri engelleme adına çok önemli bir görevi vardır. Adeta güvenlik 
görevlisi olarak algılanabilecek bu duyumuzu içme suyumuzun güvenliğini ve 
kalitesini devam ettirme konusunda kullanabiliriz, kullanmalıyız.

H2O; mineral, organik veya inorganik madde, mikroorganizma içermeyen bir sıvıdır, 
çözücüdür, akışkandır ama canlılar için bir içecek demek oldukça zordur (işte bu 
nedenle ters ozmoz (reverse osmosis) tekniği ile çalışan su arıtma cihazlarından 
uzak durunuz). Oysa su tamamen dinamik, değişken ve canlı bir yaşam ortamıdır 
ve her canlı için vazgeçilmez ve eşsiz bir içecektir. Sayısız mineral, organik/inorganik 
madde için taşıyıcı ortam olan ve binlerce mini canlı için yaşam ortamı olarak iş gören 
suyun içerisinde tat verici maddelerin de olması kaçınılmazdır; bu nedenle suyun tadı 
üzerine konuşurken amacımız suda, insan sağlığı açısından uygun olmayacak şartlardan 
kaynaklanan tat değişikliğini tespit edebilmektir.

Suyun içerisinde tat değişikliği yapabilecek maddelerden birisi sudaki yosun ve benzeri 
canlılardır. Bunlar su içerisinde bulunan oksijeni tükettikleri gibi parçalanmaları sonucu 
ortama salınan artık maddeler nedeniyle de tat değişikliğine neden olabilirler. Yine 
fazla sayıdaki mikroorganizma, mineral içeriğin fazla veya az olması, algler suyun tadının 
farklı algılanmasına neden olabilir. Farklı algılanması diyoruz çünkü hissettiğimiz her 
zaman için suyun kendi tadından değil dil üzerinde bıraktığı etkiden de kaynaklanıyor 
olabilir. Örneğin sertliği çok düşük sular dilde hafif bir erozyona neden olacağından su 
sanki aromatik bir tada sahipmiş diye düşünülebilir. Yine suyun içerisindeki serbest 
klor miktarı 1ppm (mg/L) düzeyini geçtiğinde toplumda her 10.000 kişiden 6’sı suyun 
tadında bir değişiklik fark edebilir.

Ancak herkesin tatla ilgili yorumu dikkate alınmamalıdır; örneğin sigara içenlerde tat 
duyusunda önemli değişiklikler meydana gelir, yine kronik sinüzit sorunu olanlarda ve 
o an için üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de tat duyusunda değişiklikler
 gözlenir. Bu değişiklikler genelde tat duyusunun koku duyusu ile yakından ilişkili 
olmasından kaynaklanır. Bunların dışında diyet alışkanlığı olarak sürekli aşırı sıcak, 
salamura veya acı ağırlıklı beslenen kişilerde de tat duyusunun değişiklik gösterebileceği 
unutulmamalıdır.

Suyun sıcaklığı da suyun tadı üzerinde çok etkilidir. 12 derece civarındaki suların 
tadının hoş olarak algılanması 20 derece ve üzerindeki suların ise tatsız hissedilmesi, 
sıcaklık arttıkça suyun içerisindeki gazların buharlaşıp sudan uzaklaşmasından kaynaklanır. 
Bunun en tipik örneği kaynatılmış sularda görülür. Kaynatılmış sularda su içindeki gazlar 
ileri derecede azaldığından tatsız olarak algılanır: kaynatılmış suyun tadının iyileştirilmesi 
için suyun 5-6 kez kaptan kaba aktarılması yani havalandırılması gerekir.

Suda bulunabilecek belirli mikroorganizmalar, depolardaki mikrofilm tabakaları, 
belirli mineraller de suda tat değişikliğine neden olabilir, ancak bunları doğrudan 
ilgili etkenin anlatılacağı yazılarda ele almak yerinde olur.

Suyun tadına nasıl bakmalıyız?

Bir yudum su ağza alınır, ağız hafifçe çalkalanarak su dışarı çıkarılır ve ağızda kalan 
tat hissedilmeye çalışılır. Tadı merak edilen su kesinlikle yutulmaz veya gargara 
yapılmaz. Tabii ki tadına bakacağımız su arazideki veya yol kenarındaki su değildir, 
bu tür suların fiziksel özelliklerini nasıl inceleyeceğimiz konusuna daha sonra 
değineceğiz.

Suyun Tadı

Tüm bu anlatılanlardan sonra suyun tadı nasıl olmalıdır sorusuna gelecek olursak: 
Su herhangi bir tada sahip olmamalıdır, ağızdaki her tür tadı yok etmeli ve ağızda 
tat bırakmamalıdır, dilde veya ağızda kayganlık hissine ve pütürlenme hissine neden 
olmamalıdır. Yani tat açısından su: kendisi temiz olmalı ve ortamdaki anormal tatları 
temizleyici olmalıdır. Suyun ağızda bırakacağı ilave her tat suda anormal düzeyde 
olabilecek bir maddenin varlığına işaret edebilir.